23 Aralık 2012 Pazar
Tülay German - Mecnunum Leylami Gördüm
Mecnunum Leylamı gördüm
Bir kerece baktı geçti
Ne sordum nede söyledi
Kaşlarını yıktı geçti
Soramadım bir çift sözü
Aymıydı günmüydü yüzü
Sandım ki zühre yıldızı
Şavkı beni yaktı geçti
Ateşinden duramadım
Ben bu sırra eremedim
Seher vakti göremedim
Yıldız gibi aktı geçti
Bilmem hangi burç yıldızı
Bu dertler yareler bizi
Gamze okun bazı bazı
Yar sineme çaktı geçti
İzzet-i der ne hikmet iş
Uyur iken gördüm bir düş
Zülüflerin kemend etmiş
Yar boynuma taktı geçti
14 Ekim 2012 Pazar
Cemal Süreya - Üvercinka
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Lâleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil
Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Birlikte mısralar düşürüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalanalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil.
11 Ekim 2012 Perşembe
Bir Sigara Tüttürürsün - Charles Bukowski
Hışımla bir sigara tüttürür
ve tarafsız bir uykuya dalarsın, uyandığında
pencereler ve kederin şafağı karşılar seni, borazanlar yoktur;
bir yerlerde, sözgelimi, bir balık- heryeri göz ve kıpırtı-
suda oynaşır durur; o balık
olabilirdin, orada olabilirdin, suya mahkum,
göz olabilirdin, serin ve asılı,
gayrı-insan; giy ayakkabılarını, geçir
pantalonunu, hiç yolu yok evlat, hiç-
olmayan havanın hiddeti, ölü menekşeler misali
benzeşmişlerin küçümseyişi; haykır, haykır,
bir borazan misali haykır, gömleğini geçir sırtına,
kravatını tak, evlat: mandolin gibi
hoş bir kelimedir keder, ve enginar gibi tuhaf; keder
bir kelimedir ve bir yaşam tarzı; kapıyı aç,
evlat; uzaklaş oradan.
21 Eylül 2012 Cuma
Ders evi: Özgür Gültekin ile Özel ders
Bir çok öğrenci velisinin takdirini toplayan deneyimli hoca Özgür Gültekin'den özel ders...
Ders Evi: Özel Ders
Özel Derslerimiz
İlköğretim Özel Ders
Matematik, Geometri, Fen Bilgisi.
Lise Özel Ders
Matematik, Geometri, Fizik, Kimya, Biyoloji.
Üniversite Özel Ders
ÖSYS ve SBS Hazırlık
Koçluk Hizmetleri
16 Eylül 2012 Pazar
mutluluk :)
Hep mutlu olunmaz ya, biz de mutsuz olalım.
İyi bir sevgili istemiyorum çünkü gidecek, iyi bir kariyer de istemiyorum o da bitecek. Son model bir araba istemiyorum ondan da sıkılacağım. Çok param olmasın, o da kalmayacak. Ben gerçekci olup mutsuz olmak istiyorum, gerekirse acıyı dibine kadar çekmek. İliklerimde hissetmek. Bunları istiyorum, gerçekleri görmeyi, görerek mutsuz olmayı. Nenni ve masallarla uyutulan, kahpelikle aldatılan, içindeki çocuğu yalnız bırakan, piç serüvenlere takılan bizler gerçek özümüzü kaybettik anlıyor musunuz ? Mutluluk nedir biliyor musunuz, mutluluk onu düşünmemektir, mutluluk anladım ki kimseyi düşünmemektir. Siktiri boktan tatlı edebiyatların, insanları mekanik beyin yapan tüm evrelerin gelişim sürecine sıçayım.
İşte mutluluk budur.
Charles Bukowski
İyi bir sevgili istemiyorum çünkü gidecek, iyi bir kariyer de istemiyorum o da bitecek. Son model bir araba istemiyorum ondan da sıkılacağım. Çok param olmasın, o da kalmayacak. Ben gerçekci olup mutsuz olmak istiyorum, gerekirse acıyı dibine kadar çekmek. İliklerimde hissetmek. Bunları istiyorum, gerçekleri görmeyi, görerek mutsuz olmayı. Nenni ve masallarla uyutulan, kahpelikle aldatılan, içindeki çocuğu yalnız bırakan, piç serüvenlere takılan bizler gerçek özümüzü kaybettik anlıyor musunuz ? Mutluluk nedir biliyor musunuz, mutluluk onu düşünmemektir, mutluluk anladım ki kimseyi düşünmemektir. Siktiri boktan tatlı edebiyatların, insanları mekanik beyin yapan tüm evrelerin gelişim sürecine sıçayım.
İşte mutluluk budur.
Charles Bukowski
18 Ağustos 2012 Cumartesi
Lilit Pipoyan - Gulo (Koulo)
Gulo
ben eve çıktım
baktım ki gulo evde yok
oturdum ve ağladım, gulo, aman gulo
gulo kilere gitti
ki burada bal ve tereyağı vardı…
…ve içmeye soğuk su, gulo, aman gulo
pınara giden gulo
ne sana sahibim ne de soğuk suyuna…
…ve senin yüreğin beni kavuruyor, gulo, aman gulo
gulo eve çıktı
bana el ettiği yere gittim…
…ama beni tanımıyormuş gibi numara yaptı, gulo, aman gulo
22 Temmuz 2012 Pazar
Adada Gece - Pablo Neruda
Bütün gece seninle yattım
denizin yakınında, adada.
Yabanıl ve uysaldın sevinçle uyku arasında,
ateşle su arasında.
Belki çok geç
birleşti düşlerimiz
dorukta ya da dipte,
aynı rüzgârla kımıldayan dallar gibi yukarıda,
birbirine dokunan kızıl kökler gibi aşağıda.
Belki ayrıldı düşün
benimkinden
ve aradı beni
önce olduğu gibi
karanlık denizde,
sen henüz kendin değilken,
ben farkında değilken senin
yelken açmış geçiyordum yanından,
ve gözlerin aradı
şimdi sana cömertçe verdiğimi
- ekmeği, şarabı, aşkı ve yabansılığı -
çünkü hayatımın armağanlarını
beklemiş kadehsin sen.
Seninle yattım
bütün gece,
karanlık toprak dönerken
yaşayanlarla ve ölülerle,
ve ansızın uyandığımda,
henüz tam karanlık değilken,
kaydı elim belinde.
Ne gece ne de uyku
ayırabilirdi bizi.
Seninle yattım,
ve uyandığımda, ve ağzın
kurtulduğunda düşünden,
verdi bana toprağın lezzetini,
deniz suyundan, yosundan,
hayatının derinliğinden,
ve aldım öpüşünü,
sabah kızıllığıyla ıslanmış,
bizi çevreleyen denizden
bana gelmiş.
Pablo Neruda
Çeviren: İsmail Aksoy
“Kaptanın Dizeleri” nden
25 Haziran 2012 Pazartesi
Nilüfer - Haram Geceler
Aklım başımda değil ki
Sebebini bilmiyorum
Bize nazar değdi inan
Adım gibi biliyorum
Yine bana haram geceler
Senin için ağlıyorum
Yar yine bana haram geceler
Senin için ağlıyorum
Yanıyorum yanıyorum
Ah yanıyorum yanıyorum
Yar yine bana haram geceler
Senin için ağlıyorum
Hatıralar gözlerimde
Dalıp dalıp gidiyorum
Acımasız dertlerimle
Yapayalnız yaşıyorum
Yar yine başım belalarda
Senin için ağlıyorum
3 Mayıs 2012 Perşembe
benimle yeniden tanış
bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer
benimle yeniden tanış
bıraktığın gibi olmayabilir bir çok şey
yaşım, aklım, başım yufka yüreğim
belki de biraz daha zalim, belki de medeni halim
bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer benimle
yeniden tanış
ama kimse anlamasın bu tanışıklığın evvelini
gözün bile ısırmasın beni bir yerden
çıkaramadım değilde tanıştığımıza memnun oldum cevabını
almak istersen
sarılarak değil ancak el sıkışarak karşılayabilirim seni
ve önce sen uzat elini
çünkü öğrendim artık
önce bayanların elini uzatması gerektiğini
ve daha nicesini
çünkü öğrendim artık daha nicesini
bir gün bir yerde terkrar karşılaşırsak eger
benimle tanış
ve gün bir yerde terkrar karşılaşırsak eğer
benimle yeniden barış
hani darılmıştın ya ayrılırken sorumsuzluğuma
çocukluğuma, dağınık olmama
ve kot pantolonuma yırtık
biryerde karşılaşırsak eğer benimle barış
o çocuk büyüdü artık
benimle tanış, benimle barış
bitsin bu anlamsız inat, bitsin bu yarış
ben onuruma tutsak, sen bağışlayan yanlarına inat
neye ve neden kızdığını dahi hatırlayamazken artık
beni de unutursan eger aldırmam inan
çünkü özgür bıraktım artık
tüm bağışlayamadığın yanlarımı
kimseye verilecek hesabı olmayan taraflarım
şehrin arka sokaklarında kaybolup gitti
ve şu zamana kadar yaptıklarım hep
çocukca bir oyundan ibaretti
ben unuttum artık o adamı
kimbilir nerde şimdi
günahlarım veresiye ama
güzel yanlarım peşin
hani darılmıştın ya ayrılırken sorumsuzluğuma
çocukluğuma, dağınık olmama
ve kot pantolonuma .yırtık
biryerde karşılaşırsak eğer
benimle barış
o çocuk büyüdü artık..
anonim
27 Mart 2012 Salı
Sevgiye On Kala Ölüme Beş – Aziz Nesin
Ya zamanından çok erken gelirim.
Dünyaya geldiğim gibi,
Ya zamanından çok geç,
Seni bu yaşta sevdiğim gibi….
Mutluluğa hep geç kalırım.
Hep erken giderim mutsuzluğa..
Ya herşey bitmiştir çoktan,
Ya hiçbirşey başlamamış…
Öyle bir zamanında geldim ki yaşamın,
Ölüme erken,sevgiye geç..
Yine gecikmişim bağışla sevgilim..
Sevgiye on kala,ölüme beş.
Aziz Nesin
4 Mart 2012 Pazar
YERÇEKİMLİ KARANFİL - Edip CANSEVER
Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.
17 Şubat 2012 Cuma
pilli bebek kedi
Pilli Bebek - Kedi(88)
Dinle beni küçük kedim
Bakislarin kararmadan
Tirnaklarin körelmeden
Ve hiç bir zaman denemeden
Anlayamazsin
Anlayamazsin
Benim sevgimi almadan
Sarabimdan tatmadan
Hüzünlenip dalmadan
Ve hiç bir zaman yasamadan
Anlayamazsin
Anlayamazsin
Gülümsemen olmadan
Ve sana dokunmadan
Gözlerine bakmadan
Anlayamazdim
Anlayamazdim
Ellerini uzatmadan
Gözlerime bakmadan
Yeni atesler yakmadan
Ve içinde yanmadan
Anlayamazsin
Anlayamazsin
Gülümsemen olmadan
Ve sana dokunmadan
Gözlerine bakmadan
Anlayamazdim
Anlayamazdim
7 Şubat 2012 Salı
Rüya
olurda olmazsam bir gün buralarda..
yanağındaki küçük çukura saklanmak
ve uymak yüzyıllarca uyumak istiyorum....
bu yolları yan yana yürümekten yanayım...
güller açmaya başladı.. sarımı, kırmızımı , beyazmı.
ayırt edemiyorum renkleri...
kokuna bir isim bulmaya çalışmaktanda vazgeçtim...
buluştuğumuzda bir masada kahvemizi yudumlayıp,
heyecanla dedikodu yapacağız...
biraz sessizlik olacak sonra..
sen hüzünlü gözlerini uzaklara salacaksın
ben cümlelerimi toparlayacak ve ağır aksak kelimelerle soracağım
nasılsın? diye
nasılsın derken bile iyi olmana dualar ediyor olacağım.
hiç bir sözümüz umutsuzluk taşımayacak
inanacağız inandıracağız yaşadığımız cehennimin cennete dönüşeceğine
herkesin unuttuğu küçük bir çocuğa gülümseyerek,
insanların koşarak geçerken farketmediği selpakçı dedenin gülüşüne karşılık vererek...
ve
bırakarak bu dünyanın tüm kandırmacalarını kendimize insanca bir yol çizeceğiz
gelmek isteyen ardımıza düşecek..
gel !!!
orada mutlu olacağını biliyorum...
ama inan bencilce değil bu isteğim...
bir gün hiç gelmemmeye karar vererk gidersen, bavulumu hazırladım...
geçmişi koymadım içine adı "geçmiş" olacak..
gelecekleri beraberce yaşayalım diye...
gitme!!!
seni şah damarıma sakladım..
adım atarsan yırtılır derim..
kanar dizlerim...
ölürüm.... bir daha ayrılığı kaldıramam yüküm ağır...
susma!!!
kelimelerin senin ayak izlerin
nereye gittiğini bulamazsa
ölür benim ellerim!!!
mix
1 Şubat 2012 Çarşamba
Söz de Sararır • AHMET TELLİ
SÖZ / DE SARARIR
Olur, aramam seni ve kimseyi
Anıları pas tadında bırakırım
Konuşacak ne kaldıysa kalsın
Susmaktır birşeylere saygılı kılan
Ayrılık da bir olanaktır bilirsin
İnce bir sis, bir hüzün örtüsü
Dumanlı bir ıslık yakışır şimdi
Dudaklarıma, bırakıp giderim
Söz / de sararır biterken bir aşk
Kediye iyi bak çiçekleri sula
Diyorsam da aldırma sözlerime
Alışkanlık işte başka birşey değil
Söz / de sararır biterken bir aşk
AHMET TELLİ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)